11 Aralık 2012 Salı

Bir yemek Bir Teklif..



Cuma gecesi farklı ve eğlenceli bir organizasyona imza attık..Arkadaşımız Emre'nin doğum gününü kutlamak için Sarıyerde ki Mest adlı mekana gittik. Buranın konsepti gereği kocaman bir masa etrafında toplandık.Herkesin kendi kesme tahtası malzemeleri  hazırlanmıştı. Şefler eşliğinde yapmamız gerekenler gösterildi ve kendi yemeğimizi kendimiz yaptık.Bununla da kalmadı Emre kendi doğumgünün de kız arkadaşına güzel bir sürpriz hazırlayıp evlenme teklifi etti.İki işi bir arada çıkardı yani:) Bunda bizde yardımcı olduk. Kız arkadaşı dışarıya çıkartıldığı sırada bize harfler verildi. Ve harfleri arkamıza sakladık. Kız arkadaşı Tuğçe, ne olduğundan habersiz içeri geldiğinde Emre konuşma yapacağını söyledi ve Doğumgünü için oraya gittiğimiz için teşekkür etmesinin ardından ışıklar kapatıldı..Biz harflerimizi öne çıkardık ışıklar açıldı ve Emre yüzüğüyle teklifini yaptı.. Gerçekten çok hoş görünüyorlardı..Sonuç ; onlar erecek muradına biz gidecez düğünlerine :) Yaptığımız yemeklere gelince tadı muhteşem olmasa da organizasyon keyifliydi.Farklı eğlence arayanlar deneyebilir ama baştan söylemek lazım.. Fiyat pekte ucuz değil :)
Gömleğim önlük deseniyle aynı olunca:)
Bu ekip kopya da çeker, yemekte yapar:)

Hamarat eller

5 Aralık 2012 Çarşamba

21 Aralık'ta bizi ne bekliyor?

2012 dünyanın sonu deniyor.Mayalar M.Ö 600'lü yıllarda yaşamış bir toplum. Mayalar çok üstün seviyeli dinsel bilgilerle geldiler. Tek tanrı inancındaki eski "Mu Güneş Dini" ne bağlı bir topluluktular. Astronomi, matematik, mimari ve sanata ilgiliydiler. Bu yüzden 2012 de dünya ile ilgili kehanetlerde bulunmuşlar.Bunları da tabletlere işlemişler. Ama bu toplum dünya yok olacak, dünyanın sonu gelecek dememişler. Bunlar, bu dönemde içinde yaşadığımız çağ sona ererek yeni bir çağ başlayacak.Bu dünyanın top yekun yok oluşu değil, bir fiziksel değişim. Daha önce yaşanan sanki tufan gibi düşünebiliriz. Bu fiziksel değişimlerle birlikte ruhsal değişimler de birbirleriyle orantılı devam edecek. Ben inanmıyorum desem de son günlerde ki kış şartlarının çok sert başlaması acaba mı diye sorduruyor. Ama kaderinde önüne geçemeyiz sonuç olarak. Tek pişmanlığım ben bir felaketten zorla kurtulup İzmir Şirince'ye gidenlere birşey olmaz ise o zaman bir ahh çekerim. Olay bu yani millet. Yorumu size kalmış.

4 Aralık 2012 Salı

Mardin..

Geçen cumartesi yıllardır görmek istediğim , yıllardır dinlediğim memleketimiz Mardin'e günübirlik okul açılışına katılmak için gitmiş bulundum. Anlattıkları kadar varmış. Mardin gerçekten şahane mimarlık , ince işçilik muazzam..Ayrıca çok gelişmiş bir şehir. Birçok markayı sokaklarda görebilirsiniz. Eski Mardin denilen kısımda ise hala eski halini muhafaza etmekte..1 gün görmek için çok çok az bir süre ama Deyrulzafaran Manastırı, Eski mardin sokakları görülmeye değer..Çarşısında yok yok organik sabunlar her derde deva..Bunun dışında yemekleri de çok meşhurdur mardinin..Çoğu bizim evde pişen yemekler olduğu için tatları bana çok tanıdıktı ama ilk kez birdaha yemek istedi.Mardin kalesinin önünde kahvemizi Suriye'ye nazır içtik. Suriye de onca insan ölürken biz çok yakındık ve bunu bile bile oturmak can acıtıcıydı. Ordaki insanların hepsi bir bütün olarak güzeldiler. Türk,Kürt, Süryani, Keldani orda ayırım yok. Orada Mardinliyim demek vardı..Ben bir kez daha gitmek istiyorum..Sizlere de muhakkak tavsiye ediyorum.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Tatlı telaş..

Masa üstü şamdanlıklar


Arkamda da görüldüğü gibi sayısız şapka gözlük maske aksesuar..




Bugün 1 aralık malum yeni yıl için geri sayım başladı.. Tatlı heyecan ayıdır Aralık ayı.. yılbaşında ne giysem noel de ne giysem , hediye ona ne alsam buna ne alsam derdi,yılbaşı ağacını kurmak, milli piyango almak, evi yılbaşına hazırlama, yeni yıl hayalleri vs..Ben ve canım annem bugün ağacı kuramasakta, bu konuda geç kalmış olmakla  birlikte bugün yağmur, çamur dinlemedik ve yılbaşı süsleri konusunda meşhur Euro flora ya gittik.. Kendimizi kaybettik desem yeridir.. Yok yok..! Yılbaşı için sayısız çeşit süs aksesuar.. Yılbaşı için şapkalar, mumlar, hediyelik eşyalar, bununla da kalmıyor yeni doğan bebek süsleme malzemeleri, anlatmakta bitmez..Her özel gün için ürünleri yeniliyorlarmış. Noel babanın her halini yapmışlar..Yaklaşık iki saatte annemle alacağımızı aldık ve kasanın yolunu tuttuk bu sene koyu pembe ve gümüş ağırlıklı bi konsept uygulamaya karar verdik.. Önümüzdeki günlerde resimleri paylaşacağım.. Euro flora nerede derseniz Kağıthane'de internet sitesinden yol tarifini bulabilirsiniz.. Bu Aralık'ta evinizi şımartın..

27 Kasım 2012 Salı

Jennifer giydi diye..

Jennifer Loper İstanbul'u esip geçti.Konserine bizzat gittim ve harika vakit geçirdim. Performansı dans ekibi uyum içindeydi. Bizimkiler şarkı söleyip yanındakilere dans ettirirken bu kadın şekilden şekle girdi , her konsepte uygun kıyafet değiştirdi. Tam 6 kıyafet değiştirdi ve hepsi birbirinden güzeldi ayrıca kendisini ve kalçalarını da çok beğendiğimi söylemek zorundayım. Kendisi akmerkezde ki Bambi 'den ayakkabı aldı. Şimdi o ayakabılar herkesin ayağına düşer onun bile çakmaları çıkar .Unutmayın ki o kıyafeti iyi bi kombinasyonda giymesseniz hiç bişey ifade etmez. Siz siz olun sırf JLo aldı diye alıp sokaklarda saçma sapan gezmeyin kendinizi gülünecek hale sokmayın..

21 Kasım 2012 Çarşamba

Dost dediğin..

Benim çok sevdiğim bir arkadaşım var..Onu tanıdığımda hapşurduğum için bana çok yaşamamı dileyen biriydi..O zamandan belliydi beni düşündüğü,iyiliğimi istediği,beni sevdiği..8. sene arkadaşlığımızda ve o gün bugün hiç kopmadık kopamayız da..Bakmayın böyle güzel tozpembe anlattığıma kendisi beni çok azarlamıştır,küsmüştür haklı ya da haksız çok ağladım karşısında..Beni affetsin diye, canım sıkkın diye, mutsuzum diye ama hep affetmiştir beni kucaklamıştır canım arkadaşım..Hayatımda ilk onda kaldım.O gece de çektirdim zavallıma.Doktora gittim yanımda o, alışverişe çıktım o , kafam attı bastım yanına gittim gene o.Hergün telefonla konuşmayız, aslında ben çok müsaitimde onda o ışık yok, korkarım da kendisinden oda bunu bilir :) Haksızsam bana pata küte söyler bu böyle olmaz diye..Kendisi de bir o kadar süslüdür, yanına giderken özen gösteririm beni beğensin diye..Çok seviyorum onu allah bana ömür verdikçe de sevicem..Hayatmdan asla çıkaramayacağım bi kaç insandan biridir.Çünkü beni iyimle kötümle bilir, patavatsızlıklarımı anlar.Ama bende direk geri vites yapar beni affedene kadar yapışırım.. Zaten arkadaşlık da böyle bişey değil midir ? Ailene anlatmadıklarını ona anlatırsın, yalanına ortak edersin, arkasını toparlarsın, beraber sıkılır, beraber eğlenirsin..Aslında ona sözüm var hayatını anlatan bi kitap yazıcam diye artık ne zamana bakıcaz:) Bu yazı da onun isteği üzerine yazıldı ama iyi de oldu duygularımı bilsin de, hep çok sevsin beni:) Bu kadar yazdım yazdım kim bu arkadaş diye sorucaksınız..Bu arkadaşım Manisa'nın bağrından kopup gelen buram buram anadolu kokan (elbette şaka yapıyorum :) Tuğçe Boz..gerisini siz tamamlayın artık ifşa etmeyeyim adını bilen bilir zaten..Bilmeyen de benim hakkımda çokta bişey bilmiyor demektir..