1 Aralık 2012 Cumartesi

Tatlı telaş..

Masa üstü şamdanlıklar


Arkamda da görüldüğü gibi sayısız şapka gözlük maske aksesuar..




Bugün 1 aralık malum yeni yıl için geri sayım başladı.. Tatlı heyecan ayıdır Aralık ayı.. yılbaşında ne giysem noel de ne giysem , hediye ona ne alsam buna ne alsam derdi,yılbaşı ağacını kurmak, milli piyango almak, evi yılbaşına hazırlama, yeni yıl hayalleri vs..Ben ve canım annem bugün ağacı kuramasakta, bu konuda geç kalmış olmakla  birlikte bugün yağmur, çamur dinlemedik ve yılbaşı süsleri konusunda meşhur Euro flora ya gittik.. Kendimizi kaybettik desem yeridir.. Yok yok..! Yılbaşı için sayısız çeşit süs aksesuar.. Yılbaşı için şapkalar, mumlar, hediyelik eşyalar, bununla da kalmıyor yeni doğan bebek süsleme malzemeleri, anlatmakta bitmez..Her özel gün için ürünleri yeniliyorlarmış. Noel babanın her halini yapmışlar..Yaklaşık iki saatte annemle alacağımızı aldık ve kasanın yolunu tuttuk bu sene koyu pembe ve gümüş ağırlıklı bi konsept uygulamaya karar verdik.. Önümüzdeki günlerde resimleri paylaşacağım.. Euro flora nerede derseniz Kağıthane'de internet sitesinden yol tarifini bulabilirsiniz.. Bu Aralık'ta evinizi şımartın..

27 Kasım 2012 Salı

Jennifer giydi diye..

Jennifer Loper İstanbul'u esip geçti.Konserine bizzat gittim ve harika vakit geçirdim. Performansı dans ekibi uyum içindeydi. Bizimkiler şarkı söleyip yanındakilere dans ettirirken bu kadın şekilden şekle girdi , her konsepte uygun kıyafet değiştirdi. Tam 6 kıyafet değiştirdi ve hepsi birbirinden güzeldi ayrıca kendisini ve kalçalarını da çok beğendiğimi söylemek zorundayım. Kendisi akmerkezde ki Bambi 'den ayakkabı aldı. Şimdi o ayakabılar herkesin ayağına düşer onun bile çakmaları çıkar .Unutmayın ki o kıyafeti iyi bi kombinasyonda giymesseniz hiç bişey ifade etmez. Siz siz olun sırf JLo aldı diye alıp sokaklarda saçma sapan gezmeyin kendinizi gülünecek hale sokmayın..

21 Kasım 2012 Çarşamba

Dost dediğin..

Benim çok sevdiğim bir arkadaşım var..Onu tanıdığımda hapşurduğum için bana çok yaşamamı dileyen biriydi..O zamandan belliydi beni düşündüğü,iyiliğimi istediği,beni sevdiği..8. sene arkadaşlığımızda ve o gün bugün hiç kopmadık kopamayız da..Bakmayın böyle güzel tozpembe anlattığıma kendisi beni çok azarlamıştır,küsmüştür haklı ya da haksız çok ağladım karşısında..Beni affetsin diye, canım sıkkın diye, mutsuzum diye ama hep affetmiştir beni kucaklamıştır canım arkadaşım..Hayatımda ilk onda kaldım.O gece de çektirdim zavallıma.Doktora gittim yanımda o, alışverişe çıktım o , kafam attı bastım yanına gittim gene o.Hergün telefonla konuşmayız, aslında ben çok müsaitimde onda o ışık yok, korkarım da kendisinden oda bunu bilir :) Haksızsam bana pata küte söyler bu böyle olmaz diye..Kendisi de bir o kadar süslüdür, yanına giderken özen gösteririm beni beğensin diye..Çok seviyorum onu allah bana ömür verdikçe de sevicem..Hayatmdan asla çıkaramayacağım bi kaç insandan biridir.Çünkü beni iyimle kötümle bilir, patavatsızlıklarımı anlar.Ama bende direk geri vites yapar beni affedene kadar yapışırım.. Zaten arkadaşlık da böyle bişey değil midir ? Ailene anlatmadıklarını ona anlatırsın, yalanına ortak edersin, arkasını toparlarsın, beraber sıkılır, beraber eğlenirsin..Aslında ona sözüm var hayatını anlatan bi kitap yazıcam diye artık ne zamana bakıcaz:) Bu yazı da onun isteği üzerine yazıldı ama iyi de oldu duygularımı bilsin de, hep çok sevsin beni:) Bu kadar yazdım yazdım kim bu arkadaş diye sorucaksınız..Bu arkadaşım Manisa'nın bağrından kopup gelen buram buram anadolu kokan (elbette şaka yapıyorum :) Tuğçe Boz..gerisini siz tamamlayın artık ifşa etmeyeyim adını bilen bilir zaten..Bilmeyen de benim hakkımda çokta bişey bilmiyor demektir..

25 Eylül 2012 Salı

Yazdan Notlar..

Amerika sonrası epey süre geçti malum İstanbul'a alışmam epey vaktimi aldı.2 ay kaldım kısacıktı ama olsun ordan sonra burası insanı yoruyor özletiyor..Koskocaman bir yaz geldi geçti pürüzler olsa da genel olarak güzel bir yazdı.Kısa kısa geziler yaptım çok eğlendim ve gittiğim yerleri sizle paylaşmak istedim.
Kalem Adası
İzmir Dikili'den arabanızı park edip tekneyle karşıya geçiyosunuz.Adada tek bir otel var.Deniz içilecek kadar temiz odalar çeşit çeşit, zaten hepi topu 29 oda var..Güneşlenirken karşı kıyıya bakıyorsunuz yemyeşil bir manzara, kumlar beyaza yakın ve tertemiz.Deniz ilk aşamada soğuk ama alışınca çıkmak istemiyorsunuz. İnsanın içi huzurla doluyor..Ama o huzur bana 2 gün yetti de arttı bile ne kadar huzur arasam da eğlence ve gezmeyi de özledim arkadaşlarımla gitsem de huzur herkesi huzursuz etmeye başlayacak türdendi :)Ama görülmeye gerçek anlamda değer..haftasonu kaçamağı için harika, şiddetle gitmenizi tavsiye ederim..
Çeşme
Çeşme kaçamağım haftasonu kaçamakları olarak 2 defa gerçekleştirdiğim aktivitelerim oldu.Canım arkadaşım Tuçe'nin evinde kaldım.Sabah 10da evden çıkıp akşama kadar güneşlenip akşam happy hourslara katılıp üzerine gece de eğlencelere çıkarak maximum eğlence  minimum uykuyla gençliğin dibine vurduk.İkinci kez gidişimiz ise İlkay Billur ve Ayşin'in de gelmesiyle tam bir şölene dönüştü..Yediğimiz boyozlar,kumrular aldığım bileklikler ise yanıma kar kaldı..Çeşmede ki dondurma da süperdi..Solemare,Marekeş,Fun beach,Bobo vs gezdiğimiz eğlendiğimiz mekanlardan bi kaçı sadece..Yazın albümü Ozan Çolakoğlu, yazın şarkısı ise Tarkan Aşk gitti bizden idi..


Gelibolu-Çanakkale
Bu kadar gezme tozma üzerine ev ahalisi tabiki kendilerine vakit ayırmamı istedi onlarla da Gelibolu turu yaparak yaz dönemi gezi turlarını kapadım.Yıllardır Çanakkale şehitliğini görmediğim için üzülürdüm.Bu sene maaile olarak Anzaklar,Şehitlik ve o bölgeyi komple gezdik.Aslında planda Truva da vardı ama gezi arkadaşlarımın yaş ortalaması özellikle anneannemle yükselince mecbur yorgunlukla kendimizi eve attık.Çanakkale boğazına nazır evimizde boğazın serin sularına kendimi bıraktım..Bol bol güneşlendim, havuza girdim ve o turun sonunu kürkçü dükkanı olarak tabir ettiğim Selimpaşada sonlandırdık.
Dediğim gibi pürüzler sıkıntılar vardı bu tatiller onları sadece erteledi ama olsun gezip görülecek daha çok yer var..Türkiye kazan ben kepçe geziyoruz bakalım..Yazmayı da özlemişim bidaha bu kadar ara vermeme kararı da her eylül ayında aldığım kararlar listeme eklenmiş durumda..

27 Mart 2012 Salı

Amerika Günlükleri-The Last One



Her güzel şey bir gün bitermiş..Geldik Amerika maceramın son gününe yarın akşam 7 de uçağım yol almış gidiyo olacağım..Duygularım son derece karışık.İstanbuldakileri çok özlesem de biraz daha kalmak istediğimi biliyorum.Tatil amacına ulaştı.İngilizcem de farkedilir değişikliği yarattım ama daha fazla kalmam zarar vermezdi:)
Çok güzel vakit geçirdim,çok güzel arkadaşlar edindim ve New york'a aşık oldum.



Bu işin en zor kısmı bavulu kapatma kısmı oldu tam bir kabustu ve hala da tam kapanmış desem yalan olur.Bu iş resmen bir sanat ve ben bunu beceremeyenlerdenim.

Bu blogda 2 aydır kahrımı çeken canım kuzenim Cansuya bu muhteşem hayatı yaşattığı için teşekkür ederim.Seni çok seviyorum canım kuzenim:)

14 Mart 2012 Çarşamba

Amerika Günlükleri-3

Amerika maceram yavaş yavaş bitiyor..Aşırı mutsuzum..Buraya tam alıştım derken zamanın sona eriyor olması içler acısı çünkü insann böyle bir tecrübe yaşaması insanın eline her zaman geçmiyor.Peki bu macera amacına ulaştı mı ?Kısmen evet 2 ayda ingilizce olayını bitirmem zaten imkansızdı ama geliştirdim mi ? Evet.Geziyorum,eğleniyorum,alışveriş yapıyorum çok güzel vakit geçiriyorum.Türkiye de 100 kere ezberlemeye çalışacağım kelimeyi burda kullanarak otomatikman öğreniyorum.
Ayrıca dünyanın heryerinden arkadaşlar ediniyorum.Bu eğlenceli ve komik.Çünkü farklı kültürlerin farklı alışkanlıkları var ve bir arada yaşayınca eğlenceli ortamlar yaşanıyor.
Geçen hafta sonu Boston'a gitmiştim.Ayşin'in yeni doğan yeğeni Batu'nun göbek bağını Ayşin NY da bir üniversite bahçesine gömmemi rica etmişi.Boston'a gidince Harvard Üniversitesi bahçesine gömdüm.Kurucu John Harvard'ın ayağına dokunmak şans getiriyomuş.Resimde de göreceğiniz üzere önce resmi çektirdim sonra yakınına gömdüm hızlı olmak zorundaydım çünkü herhangi bir görevli görse bomba gömdüğümü düşünebilirdi ve elimdekinin ne olduğunu açklamak çokta kolay olmazdı benim için.Ama sonuç olarak görev başaryla tamamlandı.Ben bana düşeni yaptım sıra Batu da artık çalışsın girsin:)
Geleceğe Not: Eğer bu olursa Batunun halası Ayşin bana güzel bir kıyak geçecektir:))



Hava burda o kadar güzel ki bugün sadece hırkayla dışarı çıktım.Geçenlerde havanın güzel olduğu günü fırsat bilip Central Parka gittik.Şehrin içinde böylesine büyük bir orman oluşu aşırı huzur veriyor insana.Bu kadar karışık akti enerjisi yüksek şehirde bir anda ormanın içinde buluyorsun kendini ve rahatlıyorsun.En ilgici bu şehrin hiçbir yerinde sokaka miyavlayan kedi yok.Sahipsiz köpek yok ama binlerce sincap var:)Central parkta sincaplarla doluydu.Bana dokunmadıkları sürece aşırı sevimliler ama çimenlere korkudan oturamam oda ayrı bişey..
Alışveriş konusuna gelirsek birsürü alışveriş yaptım ama yarısından çoğu sadece hediye..Artık hediye faslı bitti sıra bana geldi.Bu iki haftada kendime çalışıcam.Daha önce bahsetmiştim sanırsam ama Amerika ucuz ama öle 5 dolara da güzel bişey alamazsın.Buraya gelmek istiyorsanız.Şükran günü,4 Temmuz yada Başkanlar gününde gelmenizi tavsiye ederim.O zaman outlet centerlarda extra güzel indirimler oluyor.Benden söylemesi..