25 Eylül 2012 Salı

Yazdan Notlar..

Amerika sonrası epey süre geçti malum İstanbul'a alışmam epey vaktimi aldı.2 ay kaldım kısacıktı ama olsun ordan sonra burası insanı yoruyor özletiyor..Koskocaman bir yaz geldi geçti pürüzler olsa da genel olarak güzel bir yazdı.Kısa kısa geziler yaptım çok eğlendim ve gittiğim yerleri sizle paylaşmak istedim.
Kalem Adası
İzmir Dikili'den arabanızı park edip tekneyle karşıya geçiyosunuz.Adada tek bir otel var.Deniz içilecek kadar temiz odalar çeşit çeşit, zaten hepi topu 29 oda var..Güneşlenirken karşı kıyıya bakıyorsunuz yemyeşil bir manzara, kumlar beyaza yakın ve tertemiz.Deniz ilk aşamada soğuk ama alışınca çıkmak istemiyorsunuz. İnsanın içi huzurla doluyor..Ama o huzur bana 2 gün yetti de arttı bile ne kadar huzur arasam da eğlence ve gezmeyi de özledim arkadaşlarımla gitsem de huzur herkesi huzursuz etmeye başlayacak türdendi :)Ama görülmeye gerçek anlamda değer..haftasonu kaçamağı için harika, şiddetle gitmenizi tavsiye ederim..
Çeşme
Çeşme kaçamağım haftasonu kaçamakları olarak 2 defa gerçekleştirdiğim aktivitelerim oldu.Canım arkadaşım Tuçe'nin evinde kaldım.Sabah 10da evden çıkıp akşama kadar güneşlenip akşam happy hourslara katılıp üzerine gece de eğlencelere çıkarak maximum eğlence  minimum uykuyla gençliğin dibine vurduk.İkinci kez gidişimiz ise İlkay Billur ve Ayşin'in de gelmesiyle tam bir şölene dönüştü..Yediğimiz boyozlar,kumrular aldığım bileklikler ise yanıma kar kaldı..Çeşmede ki dondurma da süperdi..Solemare,Marekeş,Fun beach,Bobo vs gezdiğimiz eğlendiğimiz mekanlardan bi kaçı sadece..Yazın albümü Ozan Çolakoğlu, yazın şarkısı ise Tarkan Aşk gitti bizden idi..


Gelibolu-Çanakkale
Bu kadar gezme tozma üzerine ev ahalisi tabiki kendilerine vakit ayırmamı istedi onlarla da Gelibolu turu yaparak yaz dönemi gezi turlarını kapadım.Yıllardır Çanakkale şehitliğini görmediğim için üzülürdüm.Bu sene maaile olarak Anzaklar,Şehitlik ve o bölgeyi komple gezdik.Aslında planda Truva da vardı ama gezi arkadaşlarımın yaş ortalaması özellikle anneannemle yükselince mecbur yorgunlukla kendimizi eve attık.Çanakkale boğazına nazır evimizde boğazın serin sularına kendimi bıraktım..Bol bol güneşlendim, havuza girdim ve o turun sonunu kürkçü dükkanı olarak tabir ettiğim Selimpaşada sonlandırdık.
Dediğim gibi pürüzler sıkıntılar vardı bu tatiller onları sadece erteledi ama olsun gezip görülecek daha çok yer var..Türkiye kazan ben kepçe geziyoruz bakalım..Yazmayı da özlemişim bidaha bu kadar ara vermeme kararı da her eylül ayında aldığım kararlar listeme eklenmiş durumda..

27 Mart 2012 Salı

Amerika Günlükleri-The Last One



Her güzel şey bir gün bitermiş..Geldik Amerika maceramın son gününe yarın akşam 7 de uçağım yol almış gidiyo olacağım..Duygularım son derece karışık.İstanbuldakileri çok özlesem de biraz daha kalmak istediğimi biliyorum.Tatil amacına ulaştı.İngilizcem de farkedilir değişikliği yarattım ama daha fazla kalmam zarar vermezdi:)
Çok güzel vakit geçirdim,çok güzel arkadaşlar edindim ve New york'a aşık oldum.



Bu işin en zor kısmı bavulu kapatma kısmı oldu tam bir kabustu ve hala da tam kapanmış desem yalan olur.Bu iş resmen bir sanat ve ben bunu beceremeyenlerdenim.

Bu blogda 2 aydır kahrımı çeken canım kuzenim Cansuya bu muhteşem hayatı yaşattığı için teşekkür ederim.Seni çok seviyorum canım kuzenim:)

14 Mart 2012 Çarşamba

Amerika Günlükleri-3

Amerika maceram yavaş yavaş bitiyor..Aşırı mutsuzum..Buraya tam alıştım derken zamanın sona eriyor olması içler acısı çünkü insann böyle bir tecrübe yaşaması insanın eline her zaman geçmiyor.Peki bu macera amacına ulaştı mı ?Kısmen evet 2 ayda ingilizce olayını bitirmem zaten imkansızdı ama geliştirdim mi ? Evet.Geziyorum,eğleniyorum,alışveriş yapıyorum çok güzel vakit geçiriyorum.Türkiye de 100 kere ezberlemeye çalışacağım kelimeyi burda kullanarak otomatikman öğreniyorum.
Ayrıca dünyanın heryerinden arkadaşlar ediniyorum.Bu eğlenceli ve komik.Çünkü farklı kültürlerin farklı alışkanlıkları var ve bir arada yaşayınca eğlenceli ortamlar yaşanıyor.
Geçen hafta sonu Boston'a gitmiştim.Ayşin'in yeni doğan yeğeni Batu'nun göbek bağını Ayşin NY da bir üniversite bahçesine gömmemi rica etmişi.Boston'a gidince Harvard Üniversitesi bahçesine gömdüm.Kurucu John Harvard'ın ayağına dokunmak şans getiriyomuş.Resimde de göreceğiniz üzere önce resmi çektirdim sonra yakınına gömdüm hızlı olmak zorundaydım çünkü herhangi bir görevli görse bomba gömdüğümü düşünebilirdi ve elimdekinin ne olduğunu açklamak çokta kolay olmazdı benim için.Ama sonuç olarak görev başaryla tamamlandı.Ben bana düşeni yaptım sıra Batu da artık çalışsın girsin:)
Geleceğe Not: Eğer bu olursa Batunun halası Ayşin bana güzel bir kıyak geçecektir:))



Hava burda o kadar güzel ki bugün sadece hırkayla dışarı çıktım.Geçenlerde havanın güzel olduğu günü fırsat bilip Central Parka gittik.Şehrin içinde böylesine büyük bir orman oluşu aşırı huzur veriyor insana.Bu kadar karışık akti enerjisi yüksek şehirde bir anda ormanın içinde buluyorsun kendini ve rahatlıyorsun.En ilgici bu şehrin hiçbir yerinde sokaka miyavlayan kedi yok.Sahipsiz köpek yok ama binlerce sincap var:)Central parkta sincaplarla doluydu.Bana dokunmadıkları sürece aşırı sevimliler ama çimenlere korkudan oturamam oda ayrı bişey..
Alışveriş konusuna gelirsek birsürü alışveriş yaptım ama yarısından çoğu sadece hediye..Artık hediye faslı bitti sıra bana geldi.Bu iki haftada kendime çalışıcam.Daha önce bahsetmiştim sanırsam ama Amerika ucuz ama öle 5 dolara da güzel bişey alamazsın.Buraya gelmek istiyorsanız.Şükran günü,4 Temmuz yada Başkanlar gününde gelmenizi tavsiye ederim.O zaman outlet centerlarda extra güzel indirimler oluyor.Benden söylemesi..

11 Şubat 2012 Cumartesi

Amerika Günlükleri-2





Blogumu milyonlar takip etmiyor olabilir binlerce kişi de takip etmiyor olabilir..Ama ben burda yaşadıklarımı paylaşmaktan keyif alıyorum.Amerika hakkında ilk görüşlerimi yazmıştım..


Dört hafta oldu New york'a geleli artık iyice alıştım burdaki yoğun hızlı ve keyifli hayata..Her sabah metroya binerken rayların arasındaki farelerden tiksinsem de sevdim bu şehri..Okula da alıştım henüz çok yakın bi arkadaşım yok..En yakın arkadaşım tabiki kuzenim Cansu:)Görülmesi gereken yerleri bir bir görüyorum resimlerden de anlayacağınız üzere..Time Square inanılmaz hoşuma gitti.Bu kadar ışıltılı reklam dolu ışık dolu bi yer daha var mı bilmiyorum ama güzeldi..Empire States'e gelince Manhattan manzarası çok güzel ama bana tuhaf gelin dümdüz bi yer olması buranın ne yokuşu var ne tepesi en her dümdüz çarşaf gibi önünde ve burda yaşayanlar deniz manzarasına düşkün değil şehir içi manzarası daha kıymetli ve önemli onlar için enteresan..Bu arada Empire State girişi içerdeki fotoğraf çekimi vs herşey İstabul'da ki Sapphiredekiyle aynı..Hatta resim çeken firma bile aynı =)


Alışveriş merkezleri vazgeçilmezim ama hayal ettiğiniz kadar çok şey almıyorum temkinli ilerliyorum ki pişman olmayayım üzülmeyeyim.Ama alışveriş için gerçekten harika bi yer burası yıllık izinleri burada değerlendirmek mantıklı ve yorucu bir tercih olabilir.Bilginiz olsun:)


Hergün farklı yemekler farklı yerleri keşfetmek o kadar bi duygu ki anlatamam..Buranın kendine çeken bi yanı olduğu kesin..Neyse kısa kesiyorum bu kez geçen sefer gibi boğmayayım sizi..Daha sık yazmaya karar verdim.Özletmiycem kendimi.Blogumu takip etmeye devam edin:)



I LoVe New York City...

2 Şubat 2012 Perşembe

Amerika Günlükleri-1

Sonunda uzun zamandır bahsettiğim Amerika maceram geçen cuma uçağa bindiğim anda başladı.Perşembe başlayan soğuklar cuma sabahı karla devam etti ve bu da benim 11 de kalkması gereken uçağımı 13.30'da kaldırdı.Kötü hava şartları ve New york'un yoğun hava trafiğinden kalkamadık.Ardından ilk kez duyduğum uçağın buzlanmasını önlemek amaçlı uçağın gövdesini ve kanatlarının alkolle yıkanmasını bekledik ve 2 saat sonunda havalanmış şekilde yolculuğa başladım.Hayatımda bu kadar uçmamış olmak bende muhteşem başağrıları ve mide bulantıları yaratsa da uçakta 4 film, 2 gazete, 40'a yakın şarkı, 2 kez yemek servisi,3 kez yarmşar saatlik uykular vs şekilde yolculuğumu tamamlayabildim.Hayatımda hiç bu kadar oturmamıştım ve hayatımın en uzun gününü yaşadım.Ve tabiki jet-lag oldum bugün Amerikaya gelişim 6.günü olmasına rağmen sabahları 5-6 gibi uyanıyorum.Ve bunun ne kadar iğrenç olduğunu anlatamam.Uyku vaktimde uykum olmamasına rağmen gün içinde bastıran uykulardan kurtulmayı bekliyorum.

Ev sahibim Cansu=)iyi bir ev arkadaşı fakat benden alışamadığım uyku düzeninden ötürü gıcık oluyo diye düşünüyorum kendisinin saat farkına alışması yarım gününü almamışken yanında nazlı ve sevimsiz durduğumu söyleyebilirim.Bu arada evi harika yok yok.Herşey küçültülmüş konulmuş inanılmaz bişey bu.Mutfağına 3 kişi sığmaz ama bu mutfakta buzdolabı fırın ocak mikrodalga bulaşık makinesi ve tezgahı var.Bulaşık makinesi ve fırını bizim bildiğimiz fırınlrın yarısı kadar ama aynı şekilde ocağın 4 bölmesi var ve bulaşık makineside bildiğimiz 2 katlı bulaşık makinelerinden herşey ufaltılmış da konmuş.Ve evi amerikan evlerinde çok sevdiğim şekilde camın önünde yangın merdiveni olanlardan camdan direk merdivenlere çıkmak mümkün.İnsan böyle bi evi cidden güçlükle bırakır ama hergüzel şeyin bir sonu yokmudur zaten..

New york'a gelince inanılmaz aktif ve yaşayan bi şehir.Genç aynı zamanda karışık bir şehir.Küçük dünya desem yanlış olmaz.Burada 2 ay kalacak olmam beni üzüyo..Daha geniş bir dönemde 6 ay-1 sene gibi bi süre kalmak isterdim..Her milletten her memleketen insanlar New york'ta birlikte uyum içinde yaşıyorlar.Restorantlar ve mağazalar büyülüyo ama kimsenin dediği gibi 5 dolara tişört filan alamıyosun.Outlet centerlerden şansımı deneyeceğim ve gelişmelerden haberdar edeceğim.Burası pahalı bi şehir,büyüleyici olmasına rağmen metroları eski bunu da demeden geçemem ama burada olmak çok güzel=)

Burda beni en çok şaşırtan şeylerden biri de Apple Store'lar oldu.İçerideki kalabalık salı pazarındaki kalabalıktan farksız.Herkes adeta saldırıyor.Türkiye'de 10 kez düşünerek aldığın ürün burada saniyelik kararlarla anılıyor ve üst modeli çıktığında anında raflara kaldırılıyor.

Bu arada kursuma gelicek olursak kurs iyi ve şık görünümlü bi kurs.Sınıflar gayet iyi ve imkanlar çok.Ders saatlerimle ilgili problemlerim var ama haftaya düzene giricek.Kurs Korelilerle dolu olsa da sınıfım Brezilyalı,Koreli,İtalyan,Alman,Fransız,Suudi Arabistanlı,Kolombiyalı,İspanyol olmak üzere Birleşmiş Milletlerden farksız.Meşhur ingilizcemle ülkem hakkında bilgiler verip,kendimi ifade etmem görülmeye değer..

Ayrıca gidecekler için Grey Dog'da kahvaltı şimdilik tavsiye edeceğim mekanlar arasında..


Umarım çok sıkmadım..

NY'den Sevgiler

18 Ocak 2012 Çarşamba

Yolcudur abbas bağlasan durmaz..

Yeni yıl hıphızlı geldi başladı.İşler tam gaz devam ederken,meşhur Amerika yolculuğumun hazırlıkları da almış başını gidiyor.Vize alındı,uçak bileti tamam,amerika da kullanabileceğim hesap açıldı ve geriye sadece bavulumu toplamak kaldı.Bu dönemde bana yardımcı olucak iş arkadaşım Yasemin'e iş devrediyorum.15 yıllık Kurumsal Reklamcıyı ithalatçı yapmak onun için tam bir kabus olsa da ben işleri devredebilmenin sevincini yaşıyorum.Ona da cidden teşekkür ediyorum.Yavaştan vedalaşıyorum arkadaşlar eş dostla,değişik oluyor,yeni bir ortam her ne kadar merak uyandırıp heyecanlandırıyorsa da bir o kadar da bilmediğim bir yere gidecek olmak endişelendirmiyor değil.Ama yapacağım alışverişi hayal ettikçe mutlu oluyorum:) Bakalım neler olucak..
Düğünsüz evlilik olur mu?
Bu arada yılbaşı öncesinde başlatmış olduğum meşhur düğün anketim yılbaşında sonuçlandı.44 kişinin katıldığı mini anketin sonucuna göre düğün parasını gereksiz gören düğün isteyenden daha çok ama olsa da olur olmasa da diyen 11 kişi var.Çoğunluk istemiyor olabilir ama ben hala düğünsüz bir evlilik olmaz diyorum ve katılan herkese teşekkürlerimi iletiyorum.Demek ki çoğunluk benim gibi düşünmüyor napalım=)Yeni anketlerde görüşürüz..

Bu aralar yazacak bi çok şey var aslında ama nedense bilgisayar başına geçince unutuyorum konu başlıklarımı.Bir de kopup giden internetten nefret ediyorum bu ADSL'le aram bi düzelemedi.

Mickey'li Mutfak Aletleri
Bu arada benim yılbaşından önce bahsettiğim mickeyli ev aletleri dün tekrar trendyol'da indirime girmiş bilginiz olsun.Gene aynı şekilde bayıldım ama aynı gerekçelerle almadım ama elbet bir gün alacağım:)