10 Kasım 2011 Perşembe

Özlemle anıyoruz..

Ben ilk blogumu Atatürk yapılan saygısızlık üzerine yazmıştım.Bugün tekrardan duygularımı yazmadan geçemedim.Yurdum insanı bugün beni tekrar şaşırtmadı.Ama umrumda değil ben yapmam gerekeni yaptım.Her sene tam 9 u 5 geçe çalan sirenler içime içime işlediği gibi bu sene de aynı duyguları yaşattı.Her yerim uyuştu o üzüntüyü kalbimde hissettim.Gözlerim doldu.Sanki o an ölmüşcesine iç geçirdim.

Bana bu duyguları yaşattıkları ve bana Atatürk sevgisini aşıladıkları için bütün ilkokul hocalarıma minnet borçluyum.Onlar bana öğretti Atatürk sevgisini,öğretilerini,inkılaplarını ve ona dair her şeyi..


Bir daha onun gibi bir lider dünyaya gelmeyecek ama onun yaptıkları bizim gibi gençler var oldukça ölümsüzleşmeye devam edecek.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Düğünsüz evlilik olur mu?

Yanda açtığım anketi gören evleniyorum ya da öyle bir niyetim var sanmasın sadece geçen akşam ki hoş arkadaş ortamımda biz kızlar olarak düğünlerin ne kadar güzel özel ve olması gereken bir seremoni olduğunu desekte erkekler bunun milleti eğlendirmek için harcanan gereksiz para olarak karşı çıktı.


Bir kızın belli bir yaştan sora sevdiği erkekle evlenmek hayallerini süsler,kurar durur, olur ya da olmaz imkana kalmıştır.İmkan dışında iki tarafın aynı şeyleri istemesiyle de alakalıdır.Kızlar hayatta bir kez evleneceğini düşünerek düğüne unutulmaz bir anı olarak bakarken erkeklerin kimisi böyle düşünür, kimisi gereksiz anlar olarak .Ben de bunu anketle ölçmek istedim.Anket yılbaşında biticek.Katılımınızı bekliyorum arkadaşlar görelim bakalım ...

6 Kasım 2011 Pazar

%100 Türk Sermayeli Şirket




Devlet istihdam artsın diye girişimlere vergi indirimi vs teşvikler yapmasına rağmen bu şirketlerde çalışmak yerine uluslararası firmada çalışmak isteyen insanlar benim etrafımda daha çok ki bende bunu talep eden biriyim neden mi? Çünkü bende %100 Türk sermayeli bir şirketteyim ve sonuçları açıklıyorum;


1-Türk firmalarında çalışmak patron şirketinde çalışmak demektir her zaman bir patron vardır.Ve her şey için onun onayı olması gereklidir.Çalışan olarak yetkin yoktur sorumluluk vardır.Bunun sebebi ise güven meselesidir.
2-Çok yüksek maaşlar alamassınız bu devirde iş bulduğuna şükret gibi bir yaklaşım söz konusudur.Sen gidersin başkası gelir gibi bir mantık vardır çünkü herkesin her işi kısa sürede öğrenebileceğine ve işi götürebileceği şirket misyonudur.
3-29 Ekim,23 Nisan gibi Türklerin ulusal bayramları Türk şirketinde enteresan şekilde kutlanmaz.Şirket tatil olmaz işleyen demir ışıldar atasözünden yola çıkarak sadece "çalışmak"vardır.Ama uluslararası bir şirkette bu bayramlara saygı vardır ve yapması gerekenler yapmazken yabancıların saygısı bizim firmalarımızın acı şekilde önüne geçmektedir.
4-Sadece bunlada kalmaz %99,9 Müslüman bir toplum olan Türkiye'de dini bayramlar olan Ramazan ve Kurban bayramları da çalışılarak kutlanır.Uluslararası firmalarda (insanların ecnebi yada gavur gibi terbiyesizce aşaladığı yabancı ortaklı yada yabancı firmalarda)Kurban ve Ramazan bayramlarına saygı gene sözkonusudur,çalışanlar bayramını kutlar tatilini yapar bunu şirketine göre Noel ve Paskalya tatilleri de zaman zaman sürdürür.
5-Terfi gibi imkanlar yoktur olsa da çok bişey ifade etmez çünkü her zaman patron vardır ve son sözü o söylemektedir.
6-Mesai ücreti yoktur.Çünkü çalışmak senin esas görevindir ve kalacağın mesaide senin zaten yapman gerekendir.
7-Yaptığın işe ekstra işler eklendiğinde bunun bir karşılığı yoktur.Bir kereliğine yaptığın iş senin görevin olur çıkar üstüne kalır.

Ve bunun gibi pek çok dezavantajı vardı bu gibi firmaların artılarından bahsetmek gerekirse,

1-Patronla aran iyiyse işten çıkarılma gibi kaygılar asla yaşamassın
2-Patron şirketlerinde patronu görmek kolaydır.Sadece adı bilinen ama konuşulması görüşülmesi imkansız kişiler değildir derdin oldumu direk kendisiyle görüşebilirsin.
3-Eğer içinde biraz hinlik biraz cinlik varsa şirket içindeki olayları patrona yetiştirmen patron tarafından iyi çalışan olarak adlandırılır ve takdir edilirsin.
4-Patronun yada etrafındakilerinin güvenini kazanmak senin yükselmeni kolaylaştırır ve yıllarca beklemeden sıfat sahibi olursun.
5-Başarılı bir iş yaptığında yada seni kaybetmek istemediklerini anladıkları anda maaşın %100 artabilir.
6-Çok sıkı bir disiplin yoktur.Çok katı kurallar yoktur.

Buralardan yola çıkarak bakarsak insanın hayatta ne istediğiyle alakalıdır işinin iyi ya da kötü olması, her ikisinin de farklılıkları olsa da benim için saygı ve değer gördüğüm yer çalışmak istediğim yerdir.Bir iş yerinde ne kadar uzun saatler çalıştığın değil ne kadar verimli çalıştığın önemlidir.Allah herkesin kalbine göre bir iş versin.Amin




3 Kasım 2011 Perşembe

Sonbahar..


Sonbahar geldi çattı.Tiril tiril giyindiğimiz günler tamamen bitti,saatler geriye alındı.Kış kapıda yani.Havanın erken kararmasından mıdır bilmem mutsuz huysuz ve aksilik geldi üstüme.Dış etkenlerde o denli hayatımızı etkiliyor.İş yerindeki sıkıntılar,bitmeyen kredi kartı borçları,arkadaşlarının mutsuzlukları ve sevgiliyle edilen kavgalar hepsi ayrı sıkıntı ayrı dert.Etrafımakileri şöyle düşündüm gerçekten mutlu bir insan yok.Sevgilisi olanlar sevgilisinden sevgilisi olmayanlar sevgilisizlikten şikayetçiler.Hangisi iyi şu sıralar kestiremiyorum.Tek bildiğim insanın arkadaşsız yaşayamayacağı bi derdim mi var arıyorum anında olağanüstü hal toplantısı düzenleniyor,sorunlar masaya yatırılıyor cılkı çıkmadan konu kapatılıyor ve derdi olanın yüzü güldürülmeye çalışılıyor.Ve nitekim işe de yarıyor.Neden çünkü arkadaşın seni yıllardır tanıyor nelere gülüp nelerle dalga geçip eğleneceğinizi biliyor ve kendini iyi hissetiriyor.Kimseyi bilmem ama benim arkadaşlarım tam böyleler.Hep yanımdalar her aradığımda beni dinlerler objektif olurlar hatamı söylerler asla gaza getirmezler olması gerekeni söylerler.Onlar benim kıymetlim.Eminim ki onlar da benim için böyle derler çünkü sevgi karşılıklıdır ve arkadaşlıklar paylaştıkça güçlenir.Seviyorum sizi kızlar

29 Ocak 2011 Cumartesi

Acilen toparlanmalı

Her haftam haftada 2 ,5 gün okul kalan günler (cumartesi dahil)iş ile geçerken kendimle ilgili hiçbir şey yapmadığımı farkettim.Bu kadar yorgunlukla ne yapılabilinir ki arkadaşlarımı bile adam gibi göremez oldum.Ve çok mutsuzum çünkü bu tempo beni fazla yoruyor.Bugün eve geldiğim de film izlemeye karar verdim ve çok uzun zamandır izlemek isteyip aceleye getirmeden izlemek istediğim film olan Sex and the City 2 i izledim.Tek kelimeyle Mükemmeldi.İzlediğim 2 saat boyunca ne okulu ne finalleri ne özlediklerimi ne ölümü ne işi ne yorgunluğumu ne rutinliğimi ne ne ne ve nelerden oluşan hiç birşeyi düşünmedim.Beni aldı başka diyarlara götürdü.Tatile ihtiyacım var buna karar verdim.Benim gibi kendini yorgun ve bitkinseniz mutlaka sizde izleyin.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Ayılana gazoz


Pazar günü çok sevdiğim arkadaşlarım Ayşin,Tuçe ve Aydan ile biraz eskilere dönelim hamama gidelim dedik.Hamam sefaları annelerde anneannelerden anlatıla anlatıla bitirilemez.Bi gidip görelim dedik ve bunun için 300 yıllık olan Cağaloğlu hamamını tercih ettik.Hamam kültürü herkesin yaşaması gereken görmesi gereken bir yer bunu kesinlikle söyleyebilirim.Zaten ölmeden önce görülmesi gereken 1000 yer arasında gitmiş olduğumuz hamamda yer alıyor.Hamamın tarihi ve mimari yapısı bir yana içerideki bayanlar bana eski İstanbulda yaşıyormuşum gibi hissettirdi.Çıkınca içtiğimiz gazoz da hamam sefamızın son noktasıydı.Gidin gezin görün.Ölmeden görmem gereken 999 tane yer kaldı bakalım sıra nerede:)